Dijital Sözlük
0212 337 0707
İnsan Kaynakları

Sessiz İstifaya Farklı Bir Bakış 

Nedir bu etrafta dolaşan sessiz istifa? Acaba siz de aslında istifa etmiş ama bunun farkında olmadan çalışıyor olabilir misiniz veya bir süredir böyle çalışıyordunuz da bu kavramlar birlikte mi farkındalığınız artıyor?

Bir süredir sosyal medyada karşımıza çıkan quiet quitters terimi işlerine olması gerekenden fazla emek vermeyen ve işini sadece para kazanmanın bir aracı olarak gören, işinden heyecan duymayıp sadece isteneni yapan çalışanları ve bu kavramın çekim gücünü artırdığını ifade ediyor. Çalışanlar fedakârlık yaptıklarında maddi ve manevi olarak karşılığını görmediklerinde, takdir edilmediklerinde, şirkete kazandırdıkları değeri adil şekilde paylaşmadıklarında böyle hissetmeleri ve bu yönde tavır göstermelerini normal karşılamak lazım. Bu kavramla birlikte aslında bu pasif bir direniş olarak da konuşulmaya başlandı. Çalışanlar “onlardan istenen kadarını” yapıyor ve ötesi için emek vermek, duygusal yatırım yapmak, üzerine fikir eklemek istemiyor.

Biz çalışan bağlılığı anketlerinde ortaya çıkan ve Gallup’un tanımladığı 3 kategoriyi şöyle tanımlıyoruz:

  • Yeşil: Bağlı çalışanlar – Onlara verilen görevden fazlasını yapmaya tutku ve heves duyan ve bunu enerjilerine yansıtan çalışanlar
  • Sarı: Bağsız çalışanlar – Onlara verilen kadarını yapan ve daha fazlası için duygusal bağ hissetmeyen & yatırım yapmamış çalışanlar
  • Kırmızı: Kopuk çalışanlar – Onlara verilen görevden azını yapan, duygusal bağını kaybetmiş, aktif iş arama durumunda olan ve kültürel olarak da organizasyona maliyet yaratan çalışanlar

Sessiz istifa hareketini bu tanıma göre “sarı” olan ve bunu “bilerek ve farkında” olarak “seçen” çalışanlar olarak tanımlamak mümkün, size de öyle gelmiyor mu? Ya ek çalışmasının karşılığını alamamış, ya müdüründen istediği davranışı görememiş ya da farklı başka sebeplerle bağsız olan, mutsuz olan çalışanların bu durumun “farkında” olarak kendilerini “sarı” olarak konumlandırması bu “sessiz istifa” bence.

Aynı yere geliyoruz, imkanların ve fırsatların çok, yeteneğin az olduğu bir dönemdeyiz. İstifa dalgası ardından “sessiz istifa” da çalışanların sadece gelir ve yan haklar değil, bağlılığı yaratan diğer etmenleri de talep ettiğini gösteriyor. Değer görme, gelişimini yaşama, takdir görme, ekip içinde kendini ifade etme, işinde anlam bulma ve diğerleri… Bu etmenler olmadığı sürece önce sessiz sonra haykırarak istifalar kaçınılmaz olacaktır.

Bu etmenleri kısaca sıralarsak…

  • Çalışanın işinde anlam bulması
  • Bağlılığı teşvik eden bir kültür olması
  • Yatay organizasyon tasarımı,
  • Beceriye uygun işler
  • Sürdürülebilir iş yükü
  • Etik değerler ve bu değerlerin kültüre uyumu Gurur duyulacak bir organizasyon İşin zenginleştirilmesi imkanları
  • Net iş tanımı anları
  • Bağlılık yaratabilen liderler
  • Çalışanlar arası adalet
  • Bağlılığı göz önüne alan değişim yönetimi yaklaşımı
  • Bağlılığı göz önüne alan yetenek yönetimi yaklaşımı
  • Takım içinde desteklenme, değer görme, takdir edilme
  • Otonomi içinde çalışma, uzmanlık alanında özgür olma
  • Sorumluluk alınabilen, hesap verilebilen bir kültür
  • Çalışanın sesini rahatça duyurabilmesi
  • Şeffaf ve izlenebilir bir kariyer gelişim sistemi
  • Liderlerin çalışanların gelişimini desteklemeleri
  • Adil, şeffaf ve izlenebilen bir ödül sistemi
  • Düzenli ve etkili bir takdir kültürü
  • Güven ve geri besleme kültürü
  • Çalışanın esenlik içinde hissetmesi

Gelir ve yan hakların ötesinde bu etmenler olmadığında çalışanların “sessiz istifa” edebileceklerini, bu durumun belli bir sınırı aşması durumunda da haykırarak istifa edebileceklerini belirtmek isterim. Bu konu önümüzdeki dönemde iş sahiplerinin ve yöneticilerin “dikkat edilecekler” listesinde en üstlere tırmanmaya devam edecek.

Arama yapmak için yazmaya başlayın.
Sitemizde kullanımı analiz etmek, içerik ve reklamları kişiselleştirmek, ölçmek ve ziyaret tercihlerinizi hatırlamak için çerezler kullanmaktayız. Detaylar için buraya tıklayabilirsiniz.
Tamam